Genel,

Okumayı Seven Çocuklar Yetiştirmek

Çocuklara kitap okumayı sevdirmenin önemli olduğunu herkes savunur. Ama bu işte neden bu kadar yaya kalıyoruz?

 Okul öncesi dönemde kitapla tanışmış, kendisine hikayeler okunmuş, bir kitabın renkleri, resimleri, çizimleri, fotoğrafları ile karşılaşmış ve bu görsellerin neleri ifade ettiğini merak etmiş bir çocuk, kendisi de bir an önce okumayı öğrenmek ister. Heyecanla,  sözcüklerin kağıt üzerindeki hangi işaretlere denk geldiğini anlayabileceği zamanı bekler. Ama bunun için ne kadar istekli olsa da, belli bir olgunluk düzeyine gelmeyen çocuk, okumayı öğrenemez. Bu, sadece gözlemle vardığımız bir sonuç değil. “Çocuğunuzun Beynine Hoş Geldiniz” (1) isimli kitaptan bir alıntı: “ Okumayı bilmeyen küçük çocuklara kitap okumanın faydasının karşılıklı etkileşimden kaynaklandığı anlaşılıyor. Çocuklara dümdüz kitap okumak, hatta parmağıyla işaret ederek yanıtlayabileceği sorular sormak yerine onunla sosyal ilişki içine girerek dil gelişimini hızlandırabilirsiniz. Örneğin ona ucu açık sorular, kitaptaki karakterin davranışları veya özellikleriyle ilgili sorular sorup bunlara verdiği yanıtlara göre, siz de görüş belirtebilirsiniz. Kitaplara erişimin okul başarısıyla güçlü bir ilişkisi vardır. Benzer gelir ve ebeveyn eğitim seviyesine sahip ailelerde, evdeki kitap sayısı, çocukların okuma becerileriyle doğru orantılıdır. Çok kitabı olan çocuklar, olmayanlara göre üç yıl daha uzun okur. Çocuğun başarısı açısından evde kitap olması, anne babaların eğitimsiz olmasıyla üniversite mezunu olması arasındaki fark kadar önemlidir.”

Beyin araştırmalarına göre, okuma sırasında beynin öğrenme kapasitesi artıyor. Yani daha çok kitap okuyan çocukların beyni, farklı bilgileri kavrama ve hafızada tutmaya daha hazır hale geliyor.

Yani çocuklarınıza kitap okuma alışkanlığı kazandırın derken, sadece entelektüel bir çabadan söz etmiyoruz. Bütünsel bir gelişimi destekliyoruz. Kitap okumak bir hobi, bir zevk, bir boş zaman uğraşı olarak tanımlanmasın, anlamak, öğrenmek, merak etmek ve keşfetmek için bir araç olsun. Sadece kitap değil, gazete, dergi okumayı da sevdirin çocuklarınıza. Gazete ve dergilerin özelliği, süreli yayınlar olmalarıdır. Çocuklar, günlük ya da haftalık gazeteleri, aylık dergileri izlerken aynı zamanda devamlılığı, beklemeyi ve elde etmeyi öğrenmiş olurlar. Bu kavramları somutlaştırmanın bir yolu da dergi ve gazete aboneliklerini sağlamaktır. Evde bir köşede de olsa bir kitaplık oluşturun. Her fırsatta kitap hediye edin. Çocuğunuzu da başkalarına kitap hediye etmeye teşvik edin. Gezmeye gittiğiniz yerlerde kütüphaneleri de gezin. Kitap fuarlarını, yayınevlerini izleyin.

 Çocuklarınız için bu çabayı gösterin ki, onlardan da başarmak için çaba göstermelerini bekleyebilesiniz. Okuyun ki, okutabilesiniz.

 Çocuğunuzun Beynine Hoş Geldiniz, Sandra Aamodt-Sam Wang, 2013, NTV yay.

0yorum yok

Yazar

Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışma Anabilim Dalı’ndan 1987’de mezun olmuştur. Yüksek Lisansını Ankara Ünivesitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde, Disiplinlerarası Aile Danışmanlığı programında tamamlamıştır. Çeşitli ilk ve ortaöğrenim kurumlarında psikolojik danışman ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde yönetici olarak çalışmıştır. 1996 yılından bu yana psikoterapi ve kişisel gelişim alanına yönelmiştir. İletişim becerileri eğitimi, halkla ilişkiler, liderlik ve motivasyon, stres yönetimi, öfke yönetimi, sınav kaygısı, aile eğitimi gibi çeşitli kurs ve seminerlerde eğitimci olmuş, panel, toplantı ve konferanslarda konuşmuştur. 2009 yılında TRT Radyo 1 Kampus programında üniversiteye hazırlık konusunda danışmanlık, 2010 yılında TRT Ankara Radyosunda bir yıl süreyle her Perşembe akşamı iletişim ve yaşam becerileri konusunda program yapmıştır. 2003-2008 yılları arasında yönetim kurulunda da görev aldığı Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği’nin “Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birimi”nde çalışmıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi ve Aile Terapisi, Oyun Terapisi, Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Eğitimi, Transaksiyonel Analiz, Sistemik Psikoterapi, Psikodrama ve Yaratıcı Drama liderlik eğitimlerini almıştır. Bu alanlarda mesleki gelişim ve psikoterapist yetiştirme eğitimleri vermektedir. Kurucusu olduğu Olgu Psikolojik Danışma Merkezi’nde aile terapisi ve bireysel terapi, oyunla terapi, grupla psikolojik danışma hizmetlerini sunmaya, kurum ve kuruluşlara liderlik, motivasyon, kurumsal gelişim ve süpervizyon, personel eğitimi programları hazırlama, eğitim yapma, kişisel ve kurumsal gelişim konularında danışmanlık hizmeti verme hizmetlerini sürdürmeye devam etmektedir.

Bir cevap yazın

Araç çubuğuna atla