Genel,

Karışmayın Çocuklarınıza …

İsta­tis­tik­le­re göre, Tür­ki­ye`de bo­şan­ma oranı son 10 yılda yüzde 38 art­mış. Aile ve sos­yal Po­li­ti­ka­lar Ba­kan­lı­ğı bu ko­nu­da bir araş­tır­ma yap­mış ve bo­şan­ma ne­den­le­ri ara­sın­da yüzde 40 ora­nıy­la “ge­çim­siz­lik” öne çık­mış. Ge­çim­siz­li­ğin ne­den­le­ri ara­sın­da ise, yakın çev­re­nin iliş­ki­ye mü­da­ha­le­si ilk sı­ra­da yer alı­yor. “Yakın çevre”, yani çif­tin aile­si, ev­li­lik so­run­la­rı­na mü­da­hil olu­yor, hatta ev­li­li­ğin sür­me­si­ne ya da bit­me­si­ne karar ve­ri­yor! Nasıl mı olu­yor? Örnek ve­re­yim: Çift­ler ya­şam­la­rı­nı dü­zen­le­mek is­ti­yor­lar, di­ye­lim ki ta­ti­le gi­de­cek­ler, yıl­ba­şı ak­şa­mı prog­ra­mı ya­pa­cak­lar ya da ev de­ğiş­ti­re­cek­ler ya da yeni bir eşya ala­cak­lar… Bu ko­nu­da ça­tış­ma ya­şa­ya­bi­lir­ler, çözüm üret­mek­te zor­la­na­bi­lir­ler. Ama an­ne-ba­ba­la­rın ya da diğer bü­yük­le­rin çö­züm­le­ri ha­zır­dır! Onlar bu yol­lar­dan çok­tan geç­miş­tir, en iyi­si­ni onlar bi­lir­ler! Bu şe­kil­de, genç­le­re mü­da­ha­le et­mek­te mah­zur gör­mez­ler. Yal­nız­ca kendi ço­cuk­la­rı­na değil, da­mat­la­rı­na ya da ge­lin­le­ri­ne de akıl ver­mek­te, eleş­ti­rip yar­gı­la­mak­ta mah­zur gör­mez­ler. De­mez­ler ki, “bun­lar artık ba­ğım­sız hayat kur­du­lar, artık biz­den fark­lı­laş­tı­lar, bizim çö­züm­le­ri­miz on­la­ra uygun ol­ma­ya­bi­lir, biz bu ço­cuk­la­rı yö­net­me­ye devam etmek ye­ri­ne, kendi güç­le­ri­ni ha­tır­la­ta­lım.” Bu şe­kil­de hem ço­cuk­la­rı­na ve as­lın­da hem de ken­di­le­ri­ne gü­ven­me­dik­le­ri­nin far­kın­da de­ğil­ler­dir. Bi­li­yo­ruz ki, ken­di­ne gü­ve­nil­me­yen kim­se­ler, ken­di­le­ri­ne gü­ve­ne­mez­ler ve “bu bizim so­ru­nu­muz, siz ka­rış­ma­yın” de­mek­te zor­la­nır­lar.
   İlk genç­lik dö­ne­mi­ne ula­şan her­kes, fi­zik­sel ola­rak ye­tiş­kin olsa bile, sos­yal-duy­gu­sal ge­li­şi­mi ta­mam­lan­ma­mış ola­bi­lir­ler. Yani ev­li­li­ğin ge­rek­tir­di­ği ile­ti­şim ve sorun çözme be­ce­ri­le­ri­ni edi­ne­me­miş ola­bi­lir­ler. Bu du­rum­da, ya­pıl­ma­sı ge­re­ken onlar adına karar almak değil, karar al­ma­yı ba­şar­ma­la­rı­na yar­dım et­mek­tir, bu ko­nu­da pro­fes­yo­nel yar­dım al­ma­la­rı, aile te­ra­pi­si­ne baş­vur­ma­la­rı veya bi­rey­sel psi­ko­lo­jik yar­dım al­ma­la­rı sağ­lan­ma­lı­dır.
   Söy­le­necek çok fazla söz yok, baş­lık­ta be­lirt­tim: ka­rış­ma­yın ço­cuk­la­rı­nı­za. Sizi sı­kış­tı­ra­bi­lir, kendi so­rum­lu­luk­la­rı­nı almak ye­ri­ne sizin karar ver­me­ni­zi is­te­ye­bi­lir­ler ama bunu yap­ma­yın. On­la­rı bü­yü­me­ye teş­vik edin. Ev­li­lik uzun bir yaşam yolu, bu yolda kendi ku­ral­la­rı, kendi ar­zu­la­rı, kendi ye­te­nek­le­ri on­la­ra yol gös­ter­sin. 
   Yaz mev­si­min­de çok düğün olu­yor, ben de yeni gelin ve da­mat­la­ra böy­le­ce bir ar­ma­ğan sun­mak is­te­dim. 
Sev­gi­li genç­ler, “ev­li­lik ça­tı­sı al­tın­da” denir ya, unut­ma­yın, o ça­tı­nın iki ayağı var­dır. Bir ayak zayıf olur­sa çatı eği­lir. Dış­tan des­tek­le de uzun süre ayak­ta kal­maz. 
Siz ve eşi­niz aynı ye­te­nek­le­re ve aynı gö­re­ve sa­hip­si­niz, bir­bi­ri­ni­zi des­tek­le­yin. Yar­dı­ma ih­ti­yaç duy­du­ğu­nuz­da, bir­lik­te ha­re­ket edin. İşbir­li­ği ile çö­zül­me­yecek sorun yok­tur. Siz önce ken­di­ni­zin, sonra bir­bir­ni­zin kıy­me­ti­ni ihmal et­me­yin. 
0yorum yok

Yazar

Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışma Anabilim Dalı’ndan 1987’de mezun olmuştur. Yüksek Lisansını Ankara Ünivesitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde, Disiplinlerarası Aile Danışmanlığı programında tamamlamıştır. Çeşitli ilk ve ortaöğrenim kurumlarında psikolojik danışman ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde yönetici olarak çalışmıştır. 1996 yılından bu yana psikoterapi ve kişisel gelişim alanına yönelmiştir. İletişim becerileri eğitimi, halkla ilişkiler, liderlik ve motivasyon, stres yönetimi, öfke yönetimi, sınav kaygısı, aile eğitimi gibi çeşitli kurs ve seminerlerde eğitimci olmuş, panel, toplantı ve konferanslarda konuşmuştur. 2009 yılında TRT Radyo 1 Kampus programında üniversiteye hazırlık konusunda danışmanlık, 2010 yılında TRT Ankara Radyosunda bir yıl süreyle her Perşembe akşamı iletişim ve yaşam becerileri konusunda program yapmıştır. 2003-2008 yılları arasında yönetim kurulunda da görev aldığı Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği’nin “Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birimi”nde çalışmıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi ve Aile Terapisi, Oyun Terapisi, Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Eğitimi, Transaksiyonel Analiz, Sistemik Psikoterapi, Psikodrama ve Yaratıcı Drama liderlik eğitimlerini almıştır. Bu alanlarda mesleki gelişim ve psikoterapist yetiştirme eğitimleri vermektedir. Kurucusu olduğu Olgu Psikolojik Danışma Merkezi’nde aile terapisi ve bireysel terapi, oyunla terapi, grupla psikolojik danışma hizmetlerini sunmaya, kurum ve kuruluşlara liderlik, motivasyon, kurumsal gelişim ve süpervizyon, personel eğitimi programları hazırlama, eğitim yapma, kişisel ve kurumsal gelişim konularında danışmanlık hizmeti verme hizmetlerini sürdürmeye devam etmektedir.

Bir cevap yazın

Araç çubuğuna atla