Genel,

Gençlerin Derdi Ne?

Atatürk,  kurtuluş savaşını başlatmak için Samsun`a gidişinin tarihi olan 19 Mayıs`ı,  “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak gençlere armağan etti. Benim lise öğrenciliğimde, yani 35 yıl önce, şehir stadlarında, sportif etkinlikler ve müzikli hareketli etkinliklerle kutlardık bu günü. Gençlerin o zaman da üniversiteye girme derdi vardı ama lise mezunu olarak da iş bulabileceğimizi biliyorduk. Ben o zamanlar “sınav kaygısı” diye bir kavram duyduğumu hatırlamıyorum. Olsa olsa, “çok heyecanlanan” arkadaşlarımız vardı. O zamanki dertlerimiz bu tür heyecanlardı, mahallemizin dedikoducu teyzeleri ya da amcalarıydı, eşsiz kumsalıyla güzelim sahilimize inememek, denize rahatça gidememekti; okumak istediğimiz kitabı bulamamak, dinlemek istediğimiz müzikleri dinleyememekti. Umutsuz değildik, çaresiz değildik. Kısıtlı olanaklar içinde yol arayan gençlerdik.
Günümüzde gençlerin olanakları bol. Bunların sayısı, gençlerin yarısından fazlasıdır. Olanakları kısıtlı olanlar da,  haberleşmeden mahrum değiller, sadece her ihtiyaçlarını elde edemiyorlar. 
Büyük şehirlerde ya da ilçe merkezlerinde yaşayan kimi gençlerin en önemli sorunu, ne istediklerini, neye ihtiyaç duyduklarını ve niçin yaşadıklarını belirleyememeleri. Son 20 yıldır gençlik, bir “proje çocuklar” kuşağı olarak yetişti. Bilgisayarlı bir dünyaya doğdular ve bilgiyi elde etmek veya üretmek için uğraşmadan, yorulmadan yaşadılar. Yapmaları gereken, verilen bilgiyi ezberlemek ve seçenekler içinden doğru cevabı bulmaktı. Şimdinin 30-35 yaş arası genç anne-babaları olan bu kuşak, çocuklarıyla oynamakta güçlük çekiyor. Kendi anne babalarından halen yardım alıyor. İşyerlerinde yöneticileriyle çatışmalar yaşıyor. Arkadaşlarıyla playstation oynuyor. Yaşlanıyor ama büyümüyor! 
Kültürümüz gençlere güvenmiyor. Adam yerine koymuyor. Sorumluluk vermiyor. Elbette bunu yapan aileler veya kurumlar var ama sayıları daha az. Asıl yaygın kültür, gençlere saygı duymuyor. 
Bu ideolojik bir konu. Şu andaki hükümetin tercihi olarak, gençler “kontrol altında” olsunlar isteniyor. Okul yöneticileri, dernek ya da vakıf temsilcileri bu işlerle görevli. Dini kurallar  ve gelenekler gençlerin, büyüklerin kontrolünde olması gerektiğini açıklıyor. Eğitim sistemi de buna uyumlu hale getirildiğinde, hedefe ulaşılıyor. 
Gençlik, biz büyüklerin güvenine ve takdirine ihtiyaç duyar. Çocuklarını onaylayan, gurur duyan, her zaman değer veren ebeveynler olun. Onları birbiriyle yarıştırmayın. 
Gençlerin tüm derdi, onlara gerçekten güvenip inanmamız. Belki hata yapacaklar ama bunu erken yaşta yapsalar da, sizin yol göstericiliğinizden yararlansalar olmaz mı? Gençler, içtenlikle sevgi ve saygı ilettiğimizde çok güzel kıymetini bilirler. 
Aslında bizim gençlere ihtiyacımız var, onların bize değil. Bunu unutmasak ne iyi olur. O zaman onlar da bizim deneyimlerimize kulak verebilirler. Elbirliğiyle bir daha Samsun`a çıkarız belki. 
0yorum yok

Yazar

Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışma Anabilim Dalı’ndan 1987’de mezun olmuştur. Yüksek Lisansını Ankara Ünivesitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde, Disiplinlerarası Aile Danışmanlığı programında tamamlamıştır. Çeşitli ilk ve ortaöğrenim kurumlarında psikolojik danışman ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde yönetici olarak çalışmıştır. 1996 yılından bu yana psikoterapi ve kişisel gelişim alanına yönelmiştir. İletişim becerileri eğitimi, halkla ilişkiler, liderlik ve motivasyon, stres yönetimi, öfke yönetimi, sınav kaygısı, aile eğitimi gibi çeşitli kurs ve seminerlerde eğitimci olmuş, panel, toplantı ve konferanslarda konuşmuştur. 2009 yılında TRT Radyo 1 Kampus programında üniversiteye hazırlık konusunda danışmanlık, 2010 yılında TRT Ankara Radyosunda bir yıl süreyle her Perşembe akşamı iletişim ve yaşam becerileri konusunda program yapmıştır. 2003-2008 yılları arasında yönetim kurulunda da görev aldığı Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği’nin “Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birimi”nde çalışmıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi ve Aile Terapisi, Oyun Terapisi, Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Eğitimi, Transaksiyonel Analiz, Sistemik Psikoterapi, Psikodrama ve Yaratıcı Drama liderlik eğitimlerini almıştır. Bu alanlarda mesleki gelişim ve psikoterapist yetiştirme eğitimleri vermektedir. Kurucusu olduğu Olgu Psikolojik Danışma Merkezi’nde aile terapisi ve bireysel terapi, oyunla terapi, grupla psikolojik danışma hizmetlerini sunmaya, kurum ve kuruluşlara liderlik, motivasyon, kurumsal gelişim ve süpervizyon, personel eğitimi programları hazırlama, eğitim yapma, kişisel ve kurumsal gelişim konularında danışmanlık hizmeti verme hizmetlerini sürdürmeye devam etmektedir.

Bir cevap yazın

Araç çubuğuna atla