Genel,

Büyümeyen Büyükler

  Bazen bir boşluk duygusu sarar beni. Her hafta yazmak, çocuklar için çabalamak, aile danışmanlığı yapmak, psikoterapist olarak çalışmak, insanların sorularına cevap vermek, sabırla dinlemek, dinlemek, dinlemek… Bütün bunlar iyi hoş ama bir işe yarıyorlar mı gerçekten? Attığımız taş, ürküttüğümüz kurbağaya değiyor mu? Aileler, çocuklarıyla iletişimlerinde daha dengeli, daha sağlıklı davranmayı tercih ediyor mu? Öğretmenler, öğrencilerinin kimlik oluşturmadaki etkilerini daha ciddiye alıyor, kendilerini daha çok geliştiriyorlar mı?

Derin bir nefes alıp, düşündüğüm olur bunları… Cevaplarını tam olarak bulamayacağım sorular… Sonra yine düşünürüm. Tümüne evet ya da tümü ne hayır cevabını alsam, ne değişecek? Çabalamaktan vaz mı geçeceğim? Bildiğim yolda yürümeye devam etmeyecek miyim?

Devam edeceğimi biliyorum. Etrafıma bakınıyorum, yaşıtım olan, benden daha büyük ya da benden daha küçük, pek çok kişiyle iletişim içindeyim. Herkes kendince problem çözüyor, kendince var oluyor. Ama insan sosyal bir düzen içinde yaşadığından bazı ortak problem çözme davranışlarına ihtiyacımız var. Sızlanarak, yakınarak değil, sorumluluk alarak yaşamaya ihtiyacımız var.

Yetişkin insanlar olarak, “çocuklar gibi” birbirimizi suçlamamalıyız örneğin! “sen hep aileni koruyorsun, bir gün bile benim için annene bir şey demedin, bana arka çıkmadın” demek yerine, kendimiz gidip konuşabiliriz, derdimiz neyse nazikçe ifade edebiliriz. “Ben söylersem kırılır, kendi annesiyle kendisi konuşsun” derken çok nazikmiş gibi görünürüz ama bu cümlenin bir mesajı da, “ben konuşursam anneni fena kırarım, başımı belaya sokma benim” şeklindedir.

Büyümek, en çok kendine sahip çıkabilmek, başkasına saygı gösterebilmek, dünyanın merkezine kendimizi koymamak, zamanın geçiciliğini de, yaşanılan anın kalıcılığını da bilerek yaşayabilmek demektir. Çocuklar için dünya her gün yeniden kurulur, ama büyükler bugünlerin yarını olduğunu bilir, öfkelerin geçeceğini, yaraların sarılacağını, insanın değişebileceğini, her soruna bir yerlerde bir çözüm olacağını ama bunun için çaba göstermek gerektiğini bilir.

Büyümeyen büyükler ise, ellerindeki yetkiyi kötüye kullanan, anne olduğu için, baba olduğu için, abla ya da abi olduğu için, öğretmen ya da patron olduğu için otoriter davranma hakkına sahip olduğunu sanan, güç gösterisinde bulunmaktan vazgeçmeyen insanlar olurlar.

Büyümeyen büyükler, “çocuktan da beter”dir, mutsuz eder ve mutsuz olurlar, kontrol edici, yönlendirici davranırlar. Küserler, suçlarlar ve psikolojik oyunlar oynarlar, birbirlerini aldatır, alkol ve sigara gibi sosyal uyuşturuculara sığınırlar. Büyürlerse, dürüst davranmaları gerekecektir çünkü.

Beni en çok yoran bu tip insanlardır ama en çok da bu insanlara yardım etmeyi isterim çünkü bir zamanlar çocukken, onların da çok yaralanmış olduklarını bilirim.

 

0yorum yok

Yazar

Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışma Anabilim Dalı’ndan 1987’de mezun olmuştur. Yüksek Lisansını Ankara Ünivesitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde, Disiplinlerarası Aile Danışmanlığı programında tamamlamıştır. Çeşitli ilk ve ortaöğrenim kurumlarında psikolojik danışman ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde yönetici olarak çalışmıştır. 1996 yılından bu yana psikoterapi ve kişisel gelişim alanına yönelmiştir. İletişim becerileri eğitimi, halkla ilişkiler, liderlik ve motivasyon, stres yönetimi, öfke yönetimi, sınav kaygısı, aile eğitimi gibi çeşitli kurs ve seminerlerde eğitimci olmuş, panel, toplantı ve konferanslarda konuşmuştur. 2009 yılında TRT Radyo 1 Kampus programında üniversiteye hazırlık konusunda danışmanlık, 2010 yılında TRT Ankara Radyosunda bir yıl süreyle her Perşembe akşamı iletişim ve yaşam becerileri konusunda program yapmıştır. 2003-2008 yılları arasında yönetim kurulunda da görev aldığı Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği’nin “Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birimi”nde çalışmıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi ve Aile Terapisi, Oyun Terapisi, Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Eğitimi, Transaksiyonel Analiz, Sistemik Psikoterapi, Psikodrama ve Yaratıcı Drama liderlik eğitimlerini almıştır. Bu alanlarda mesleki gelişim ve psikoterapist yetiştirme eğitimleri vermektedir. Kurucusu olduğu Olgu Psikolojik Danışma Merkezi’nde aile terapisi ve bireysel terapi, oyunla terapi, grupla psikolojik danışma hizmetlerini sunmaya, kurum ve kuruluşlara liderlik, motivasyon, kurumsal gelişim ve süpervizyon, personel eğitimi programları hazırlama, eğitim yapma, kişisel ve kurumsal gelişim konularında danışmanlık hizmeti verme hizmetlerini sürdürmeye devam etmektedir.

Bir cevap yazın

Araç çubuğuna atla