Genel,

23 Nisan Aslında Nedir?

  İlkokul 3. sınıftayken, 23 Nisan töreninde okul töreninde şiir okumakla görevliydim. Evde şiirimi ezberlemek için kitap elimde dolaşıyor, yüksek sesle tekrarlar yapıyordum. Şiirin her kıtası dört dizeydi yalnız üçüncü kıtası  üç dize olarak yazılmıştı. Bu eksiklik, okuma akışını da bozuyordu ama kitapta bu kadardı işte! Derken annemin sesini duydum, şiirin son dizesini tamamladı: “Vahdettin`in yurdumuzdan kovulduğu gündür bu!” Hayretle baktım, evet şiirin anlamına, kafiyesine tamamen uyan bir cümle! Annem açıkladı: “Bu şiiri dayın da okula giderken ezberlerdi. Ben okula gönderilmedim. Evde okul çağında kız çocuğu var mı diye kontrole gelen öğretmenler olurdu, beni ocağın perdesinin arkasına saklar, göstermezlerdi. Okula gidemedim ama hep dayının derslerini merak ettim, onun şiirlerini de ezberledim.” Söz ettiği yıllar 1950`lerin başları. Benim öğrenciliğim ise 1975`ler. 
    Bu olayda beni iki şey etkiliyor: Biri, dayımla benim ilkokullu zamanlarımız arasında geçen 25 yılda, birileri şiirlerden “Vahdettin” eleştirisini kaldırmayı, bilinçlerde 23 Nisan`ın sadece çocuk bayramı olarak yer almasını planlamış! “Ulusal Egemenlik” kavramı gölgede bırakılmaya, şiirlerden, kitaplardan silinmeye o zamanlarda da çalışılmış! 
    İkincisi ve yüreğimi acıtanı ise, annemin “kız çocuğu” olarak okutulmayışıdır. Annem benimle birlikte hızlı kavrayışıyla okumayı sökmeye çalışırdı. Daha sonra bunu başardı ve ilkokul diplomasını da aldı. O`nun hayat başarısını gördükçe, eğitim de alsaydı, daha nasıl olurdu diye düşünüyorum!
    Annemin okula gidemeyişi, bundan 65 yıl önceydi, peki bugün durum nasıl? Hala kız çocukları okulsuz değil mi?  Hala meslek sahibi olamadan, kocasının eline bakarak yaşamaya çalışmıyor mu bu ülkede kadınlar? Gittikçe  şiddete, tecavüze maruz kalanlar çocukların, kadınların sayısı artmıyor mu?  
    Evet, 23 Nisan, çocukların bayramıdır, dünyada ilk kez çocuklara bayram armağan etmiş olmakla övünürüz ama aslında 23 Nisan çocukların varlığını büyüklere hatırlattığı için önemlidir! Çocuklarımız için yaşadığımızı iddia ettiğimiz bu hayatı, nasıl da onlara dar ettiğimizi hatırlayalım diyedir! Çocukları gerçekten seviyorsak, değer veriyorsak, onları ciddiye alalım diyedir! Onları kendi arzularımızın nesnesi yapmayalım diyedir! 
    Çocuklarımızı bizim yapamadıklarımızı onlar yapsın, ayıplarımızı kapatsın, bize hizmet etsin, büyüyünce bize baksın diye değil, bağımsız ruhlu, kendine güvenen, başı dik insanlar olsunlar diye büyütelim!
    Unutmayalım, bağımsız ruhlu insanlar, ulusal egemenliğini koruyabilen, bağımsız bir ülkede nefes alabilirler ancak. İnanıyorum ki, Mustafa Kemal Atatürk, bu bayramı “çocuk ve egemenlik” kavramları ile buluştururken, böyle düşünmüştü! 
 
0yorum yok

Yazar

Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışma Anabilim Dalı’ndan 1987’de mezun olmuştur. Yüksek Lisansını Ankara Ünivesitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde, Disiplinlerarası Aile Danışmanlığı programında tamamlamıştır. Çeşitli ilk ve ortaöğrenim kurumlarında psikolojik danışman ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde yönetici olarak çalışmıştır. 1996 yılından bu yana psikoterapi ve kişisel gelişim alanına yönelmiştir. İletişim becerileri eğitimi, halkla ilişkiler, liderlik ve motivasyon, stres yönetimi, öfke yönetimi, sınav kaygısı, aile eğitimi gibi çeşitli kurs ve seminerlerde eğitimci olmuş, panel, toplantı ve konferanslarda konuşmuştur. 2009 yılında TRT Radyo 1 Kampus programında üniversiteye hazırlık konusunda danışmanlık, 2010 yılında TRT Ankara Radyosunda bir yıl süreyle her Perşembe akşamı iletişim ve yaşam becerileri konusunda program yapmıştır. 2003-2008 yılları arasında yönetim kurulunda da görev aldığı Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği’nin “Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birimi”nde çalışmıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi ve Aile Terapisi, Oyun Terapisi, Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Eğitimi, Transaksiyonel Analiz, Sistemik Psikoterapi, Psikodrama ve Yaratıcı Drama liderlik eğitimlerini almıştır. Bu alanlarda mesleki gelişim ve psikoterapist yetiştirme eğitimleri vermektedir. Kurucusu olduğu Olgu Psikolojik Danışma Merkezi’nde aile terapisi ve bireysel terapi, oyunla terapi, grupla psikolojik danışma hizmetlerini sunmaya, kurum ve kuruluşlara liderlik, motivasyon, kurumsal gelişim ve süpervizyon, personel eğitimi programları hazırlama, eğitim yapma, kişisel ve kurumsal gelişim konularında danışmanlık hizmeti verme hizmetlerini sürdürmeye devam etmektedir.

Bir cevap yazın

Araç çubuğuna atla